Yasın Takvimi Yok: Kayıpla Yaşamayı Öğrenmek

Çok sevdiğiniz birini kaybetmek… Hepimiz kaybı biliriz. Ama kimse bize onunla nasıl yaşayacağımızı gerçekten öğretmez.
Kayıp, yarım kalmaktır. Sevinçlerimizin, heyecanlarımızın, mutluluklarımızın yanında hep boş bir sandalye vardır. Hayat devam etse de bir yanımız hep eksik kalır.
Yas Nedir ?
Psikolojide buna yas süreci denir. Yas, sevilen birinin kaybına verilen doğal bir tepkidir. Psikolojide sıkça kullanılan beş evre modelinde inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme yer alır. Ancak herkes bu evreleri aynı sırayla ya da aynı şekilde yaşamaz.
Peki, gerçekte kayıp nedir?
Unutmak istememektir, pişmanlıklardır, keşkelerdir ve alışmaktır.
İnsan, sevdiği birinin yokluğunu ne kalbinden ne de aklından çıkarabilir. Bir daha ona sarılamayacağını, sesini duyamayacağını, en sıradan anlarını bile onunla paylaşamayacağını kabullenmek zorunda kalır.
Geçtiğini sanır ama acı sadece sessizleşmiştir.

Yas Sürecinin Kişiye Etkileri
Sesini, kokusunu, gülüşünü unutamaz. Unutmak da istemez; hatta unutmaktan korkar. Sadece yokluğuna alışmayı öğrenir. Hayatına devam eder ama bir parçası hep onda kalır.
Siz de değişirsiniz. Eski siz olmazsınız. Sanki bir tarafınız onunla birlikte kaybolmuştur. En çok güldüğünüz, en mutlu olduğunuz anda bile o sızı içinizdedir.
Günler, haftalar, aylar, hatta yıllar geçebilir. Ama bazı anlarda acınız hâlâ ilk günkü kadar tazedir. Yasın bir takvimi yoktur.
Yas, aynı zamanda kalbimizde yaşamaya devam eden birine artık ulaşamamanın hüznüdür. İçimizde biriken duyguları ona söyleyememenin, birlikte kurduğumuz hayallerin yarım kalmasının ağırlığıdır.
Kimi zaman duyduğumuz bir türküde, kimi zaman tanıdık bir yüz ya da duruşta, kimi zaman da ona benzeyen hayalleri ve hevesleri olan başka birinde yeniden karşılaşırız yokluğuyla. Sanki her yerde onun gölgesi vardır.
Ona duyduğumuz sevgi ise bütün bu yokluğa rağmen yaşamaya devam eder.
Çünkü sevgi, bir insanın yaşamıyla başlayıp ölümüyle son bulan bir his değildir. Aramızda oluşan bağlar zamanla farklı bir hâl alsa da kalbimizdeki yerlerini korur. Bize öğrettikleri, hissettirdikleri, birlikte biriktirdiğimiz anılar ve ruhumuzda bıraktıkları izler bizimle yaşamayı sürdürür.
Bir daha yollarımızın kesişmeyeceğini bilsek de aynı sevgiyle bağlı kalırız.
İyileşmek, onları hatıralarımızdan silmek ya da hasretlerini çekmeyi bırakmak değildir. Ayrılığın bıraktığı boşlukla yaşamayı öğrenirken sevgilerini de kalbimizde yaşatabilmektir.
Bu yüzden yaşadığınız anın tadını çıkarın. Sevdiklerinize söylemek istediklerinizi ertelemeyin. Onlara sıkı sıkı sarılın. Çünkü bazı vedaların telafisi yoktur.
Yas Süreci Hakkında Hap Bilgiler
Elisabeth Kübler-Ross'un beş evre modeli; inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenmeyi tanımlar. Ancak yas, herkesin aynı sırayla yaşadığı bir süreç değildir. Bazı duygular tekrar edebilir, bazıları hiç yaşanmayabilir.
Yasın herkes için geçerli bir bitiş tarihi yoktur. Araştırmalar, kayıp sonrasında insanların farklı uyum süreçleri yaşayabildiğini göstermektedir. Zamanla acının biçimi değişebilir; ancak özlem ve hatıralar devam edebilir.




Yorumlar