Sineklerin Tanrısı İncelemesi: İnsan Doğası mı? Grup Psikolojisi mi?
- Ayşe Betül Güven
- 38false30 GMT+0000 (Coordinated Universal Time)
- 3 dakikada okunur
William Golding’in 1954 yılında yayımlanmış eseri, bir adada mahsur kalan çocukların giderek vahşileşmesini anlatır. Golding kitabı çocuklardan çok yetişkinler için yazmıştır.
Sineklerin Tanrısı’nda Korku ve Canavar Sembolü
Kitabın adı Beelzebub’dan gelir; birçok dinde ve mitolojide en üst düzey şeytani figürlerden biridir ve “sineklerin efendisi” olarak anılır. Sineklerin efendisi aslında çocukların içindeki kötü ve karanlık tarafın sembolüdür. Kitabın bir bölümünde Sineklerin Tanrısı, çocuklardan birine mızrağa geçirilmiş ölü bir domuz kafası olarak görünür ve şöyle der: “Sen biliyordun değil mi, sizlerin bir parçası olduğumu biliyordun? Sizlere öyle yakınım ki! Her şeyin bozuk gitmesinin nedeniyim ben.” Adada sürekli bir canavarın varlığına inanan çocuklara, korkmaları gereken şeyin içlerindeki kötülük olduğunu hatırlatır. Çocukların içindeki kötülüğün ve şiddetin ortaya çıkışı adım adım gerçekleşir.

Çocuklar neden vahşileştiler?
Çocukların yoldan çıkması ve vahşileşmesi birkaç şekilde açıklanabilir; ilki denetimsizlik ve otorite eksikliğidir. İlk başlarda barınak yapmak ve sinyal ateşini sürekli olarak yanık tutmaları gibi görevleri yerine getirseler de zamanla ciddi bir otorite eksikliği onları canları istediği gibi içgüdüsel davranmaya iter. Yaptıkları eylemlerin herhangi bir cezası olmayışı onları daha fazlasını yapmaya, taşkınlığa sürükler.
Aidiyet ve Grup Psikolojisi
Peki otorite eksikliği daha rahat ve cazipken neden Jack’in grubunu benimsediler? Çünkü Jack’in topluluğu onlara aidiyet hissi veriyordu. İnsan doğası gereği bir topluluğa ait hissetme ihtiyacı duyar. Jack’in grubu bu ihtiyacı karşılıyordu; birlikte avlanıyorlar, ateş başında toplanıp şarkılarla danslarla eğleniyorlardı.
Bir topluluğa ait olma hissi suç işlerken de bireysel olarak vicdani bir yükümlülük hissetmelerini engelledi. Bunu sorumluluğun yayılması olarak açıklayabiliriz. Eğer bir grup olarak bir suç işleniyorsa sorumluluk yayılır ve bireyler üzerindeki vicdani yük azalır. Aynı zamanda gruplaşmak diğerlerini ötekileştirmeyi ve düşman olarak benimsemeyi gerektirir. Ötekilere karşı savaş halinde olmak grubu birbirine bağlar ve karşı tarafa duyulan düşmanlığı meşrulaştırır.
Vicdani yüklerini hafifleten diğer bir etken ise yüzlerine sürdükleri boyalardı. Aidiyet hissini artırdığı gibi bireysellikten uzaklaştırdı ve çocukları anonimleştirdi. Bu durum psikolojide “deindividuation” olarak bilinir. Genellikle büyük gruplar veya anonim ortamlar gibi durumlarda bireyin kendini bireysel olarak değil, grubun bir parçası olarak algılaması sonucu meydana gelir. Bireylerin normalde gösterebilecekleri kişisel sorumluluk ve ahlaki yargı duygusunun azalmasına yol açar.
İnsan Doğası mı, Grup Psikolojisi mi?
Bu açıklamalar çocukları aklamayacağı gibi üzerlerindeki sorumluluğu da kaldırmaz. Kötülüğün Psikolojisinde'de bahsettiğimiz gibi belirli kişiler belirli durumları seçerler. Domuzcuk, Ralph ve Simon aynı şartlarda zorlanmalarına rağmen şiddeti değil barışı ve iyiliği savundular. Yani Golding’e göre aynı şartlar herkesi aynı sonuca götürmez. Dolayısıyla, insan davranışlarını yalnızca koşullarla açıklayan determinist bir yaklaşım benimsemez.
Bir grup 6-12 yaş aralığındaki erkek çocuklarının davranışlarını genel olarak yorumlamak yanlış bir bakış açısı olabilir. Yetiştirilme tarzları ve büyüdükleri savaş ortamı gibi birçok etken de düşünüldüğünde, eseri yalnızca insan doğasının kötülüğü olarak yorumlamak eksik kalacaktır.
Kitap sonu ile ilgili bir takım tartışmalar olsa da Golding, Ralph karakteri hakkında bir röportajında şöyle diyor: “Eğer Ralph’in ölümüne kadar gitseydim, başına ne geldiğini anlamaya asla vakti olmayacaktı. Bu yüzden onu kasten kurtardım; tam o anda geriye bakabilsin ve masumiyetinin sonu ile insan karanlığı için ağlayabilsin.”
Sineklerin Tanrısı ve William Golding Hakkında Hap Bilgiler:
• Kitap alegorik bir eserdir; Simon karakteri bilgeliği, Ralph umut ve uygarlığı, Domuzcuk akıl ve sağduyuyu, Jack ise güç ve zorbalığı simgeler.
• Kitabın 1963 ve 1990 yapımı olmak üzere iki film uyarlaması ve 2026 yapımı bir mini dizisi vardır.
• Kitap, 1983’te Nobel Edebiyat Ödülü alan Golding’in en bilinen eseridir.
• Golding, İkinci Dünya Savaşı sırasında Kuzey Atlantik’te görev yapmıştır. Kitabın karamsar insan doğası yorumu buradan beslenir.




Yorumlar