Kadın Yazarlar Neden Erkek İsimleriyle Kitap Yayımladı?
19. Yüzyılda Kadınların Yazması Yasak mıydı?
19. yüzyılda kadınların yazması yasak değildi, ancak bir kadının yazarlıktan para kazanması hanımefendiliğe yakışmayan bir eylem olarak görülüyordu. Hatta yazılarını para karşılığında yayımlamaları fuhuşla ilişkilendiriliyordu. Genel anlayışa göre kadınlar ev içi sorumlulukları ile ilgilenmeliydi; profesyonel yazarlık ise kadınlara uygun olmayan kamusal bir faaliyet olarak görülüyordu.
Dönemin saray şairi Robert Southey’nin Charlotte Bronte'ye yazdığı bir mektupta “Edebiyat bir kadının hayatının işi olamaz ve olmamalıdır. Kendi asli görevleriyle ne kadar meşgul olursa, edebiyata bir hobi olarak ayıracak o kadar az vakti kalacaktır,” diyerek zamanın bakış açısını özetlemiştir.
Önyargılara rağmen kadınlar kendilerinden beklenenin aksine yazmaya ve okumaya devam ettiler. Başlangıçta kendilerini toplum baskısından koruyabilmek için “by a lady” imzasını kullanıyorlardı. Jane Austen’ın hayattayken hiçbir kitabı kendi ismiyle basılmadı, ilk kitaplarında “by a lady” imzası kullanıldı.

Dönemin Eleştirmenleri Kadın Yazarlara Nasıl Bakıyordu?
Dönemin kadın yazarları tarafından yazılan mantıksız, hafif aşk romanları (silly novels) eleştirmenlerin gözünde tüm kadın romanlarının böyle olduğu yönünde bir önyargı oluşturmuştu. Bu durum, nitelikli ve ciddi eserlerin hiç okunmadan bu hafif romanlarla aynı kefeye konmasına yol açıyordu.
Bu duruma ek olarak eleştirmenlerin eserlere ve yazarlara olan tutumu değişken olabiliyordu; kimi zaman flörtöz ifadelerle yazarı yere göğe sığdıramıyor, kimi zaman şahsına yönelik ifadelerle aşağılıyorlardı. Takma isimler ise kadınların bu çifte standarttan uzaklaşmasına yardımcı oluyordu.
Burada yargılanan tek şey kadının yazarlığı değil, aynı zamanda zekâsıydı; bilimsel, felsefi veya ağır akademik çalışmaların yalnızca erkek zihnine uygun olduğu düşünülüyordu. Bu durum entelektüel derinliği olan yazıların eleştirmenler tarafından dikkate alınmamasına yol açıyordu. Anonim isimler kadınların politikadan felsefeye daha geniş bir alanda kalem oynatabilmesine imkân tanıyordu.
Şiirlerinin Michael Field adı altında yayımlanmasını isteyen Katharine Bradley ve Edith Cooper durumu şöyle açıklamışlardı: “Kadın yazarlığı söylentisi eserimizi cüceleştirir ve zayıflatır. Dünyanın bir kadının ağzından duymaya tahammül edemeyeceği çok şey var.”
Brontë Kardeşler Neden Cinsiyetsiz İsimler Seçti?
Charlotte, Emily ve Anne Brontë ortak şiir denemelerini Mayıs 1846’da Currer, Ellis ve Acton Bell isimleriyle yayımladılar. Jane Eyre, Wuthering Heights ve Agnes Grey romanlarında da aynı mahlasları kullandılar.
Charlotte, bu isimleri seçme nedenlerini kişisel şöhretten ve afişe olmaktan çekinmeleri, kadın yazarlara yönelik önyargıların farkında olmaları ve eleştirmenlerin kişisel saldırılarından korunmak istemeleri olarak açıklamıştır.
Mary Ann Evans Neden George Eliot İsmini Kullandı?
Evans mahlas seçmeden önce 1856’da anonim olarak yayımladığı makalesinde kadınların yazdığı, dış görünüşe ve giyime odaklanan romanları eleştirmiş ve bu tür eserlerin tüm kadın yazarları değersizleştirdiğini savunmuştur.
İlk romanı Adam Bede’yi (1859) George Eliot adıyla yayımlamasının amacı ise kadın yazarların sıkıştırıldığı o dar çerçevenin dışında kendi edebî kimliğiyle değerlendirilmek istemesiydi. Diğer bir neden ise evli bir filozof olan George Henry Lewes ile sürdürdüğü ilişkiydi. Özel hayatını dedikodulardan ve toplumsal dışlanmadan korumak istiyordu.
Bu Eski Maskeler Bugün Hâlâ Kullanılıyor mu?
Kadın yazarların erkek ya da anonim isimlerin arkasına geçmesi yalnızca bir gizlenme biçimi değildi. Kendi eserlerinin cinsiyetten bağımsız değerlendirilmesini, eleştirmenlerin önyargılarından uzaklaşmayı ve daha geniş konularda yazmalarını sağlayan bir stratejiydi.
Bu durumun tamamen geçmişte kaldığını söylemek kolay değil. Bunun yakın dönem örneklerinden biri J.K. Rowling’dir. Harry Potter serisinin 1997 yılında yayımlanan ilk kitabında yayınevinin tercihiyle Joanne adı yerine baş harflerinden oluşan J.K. adı kullanıldı; bunun erkek okurların kitaba yönelik önyargısını azaltacağı düşünülüyordu.
Yüzyıllar içerisinde kullanılan isimler ve yayıncılık dünyası değişti; ancak bir yazarın kimliğinin, eserin nasıl değerlendirilebileceğini etkileyebileceği düşüncesi tamamen ortadan kalkmadı.
Hap Bilgiler
19. yüzyılda kadınların yazmasını yasaklayan yasal bir engel bulunmuyordu. 1871 ile 1891 yılları arasında İngiltere nüfus sayımında kendisini resmî olarak “yazar” olarak kaydeden kadın sayısı 255’ten 660’a yükselmiştir.
18. yüzyılın sonlarında romanların %80’inden fazlası anonim olarak yayımlanıyordu; yani anonimlik yalnızca kadınlara özgü değildi, dönemin yaygın bir yayıncılık geleneğiydi.
Öncü feminist ve deneme yazarı Violet Paget, eserlerini Vernon Lee adıyla yayımlamıştır.




Yorumlar