top of page

Karar Verme: Kararsızlık Nedenleri, Belirtileri ve Çözümleri

  • Yazarın fotoğrafı: Elanur Adeka
    Elanur Adeka
  • 6 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

Kararsızlık, kişiliğin değişmez bir parçası değildir; stres, geçmiş deneyimler, bilişsel alışkanlıklar ve zihinsel yükün birleşimiyle ortaya çıkan bir zihinsel süreçtir. Amaç kişiyi “daha cesur” olmaya zorlamak değil, karar vermenin bilişsel ve nöropsikolojik sınırlarını anlamaktır. Aşırı düşünmek zihinsel enerji harcatır. Karar verirken zorlanmak irade eksikliği değil, zihnin o kararı vermeye çalışırken tükenmesiyle ilgilidir. Bu nedenle çözüm kendini zorlamak değil de süreci sadeleştirmek, seçenek sayısını azaltmak ve bilişsel enerjiyi verimli kullanmaktadır. Kararsızlık yönetilebilir ve doğru stratejilerle düzenlenebilir bir süreçtir.


Kararsızlık ve Seçenek Fazlalığı
Kararsızlık ve Seçenek Fazlalığı

Kararsızlığı Artıran Bazı Durumlar:

  • Karar Yorgunluğu

    Günlük yaşantınızda son zamanlarda küçük de olsa sık karar vermek zihni tüketir. Kısa bir ara vermek ve konuya sonra dönmek, daha sağlıklı bir değerlendirme ortamı sağlar.

  • Aşırı Bilgi Yüklemesi

    Her detayı bilmeye çalışmak seçenek sayısını artırır ve kararı zorlaştırır. Önemli olan her şeyi bilmek değil, bütün olasılıkları kontrol edemeyeceğimizi  fark edip kararın sorumluluğunu alabilmektir.

  • Fazla Seçenek

    Seçenek arttıkça karar vermek güçleşir. Az seçenek = daha hızlı ve net karar.

  • Bilişsel Çarpıtmalar

    Felaketleştirme, ya hep ya hiç düşünmek, zihin okuma, aşırı genelleme ve “-meli/malı” kalıpları, karar mekanizmasını otomatik olarak bozar ve süreci güçleştirir.

 

Yanlış Yapma Kaygısı Neden Oluşur?

Bazı bireylerde “Ya yanlış karar verirsem?” veya “Ya pişman olursam?” gibi düşünceler öne çıkar. Bu döngü çoğu zaman kararı erteleme, hiç verememe veya verdikten sonra tekrar tekrar sorgulama şeklinde kendini gösterir.


Geçmişte olumsuz sonuçlanmış karar deneyimleri de kaygıyı artırır. Benzer bir durumla karşılaşıldığında “yine ters gider mi?” beklentisi gelişir. Bu da aşırı temkin, erteleme veya kaçınma davranışına yol açabilir. Geçmiş deneyimleri bir engel olarak değil, ders çıkarılabilir anılar olarak görmek önemlidir; her karar bir sonraki için bilgi sağlar.

 

Kararsızlığa Zemin Hazırlayan Psikolojik Faktörler

  • Mükemmeliyetçilik: En iyi seçeneği aramak, çoğu zaman kararsızlığa yol açar.

  • Aşırı Sorumluluk Alma: Kararın başkalarını da etkileyeceğini düşünmek baskıyı artırır.

  • Özgüven Eksikliği: “Yanlış yaparım” beklentisi karar sürecini kilitler.

  • Kaybetme Korkusu: Bir seçeneği seçmenin diğerlerinden vazgeçmek olduğunu düşünmek süreci zorlaştırır.

  • Kararsız Yetiştirilme: Çocuklukta kararların sürekli başkaları tarafından verilmesi, yetişkinlikte bağımsız karar almayı güçleştirir.

Seçim Süreci ve Yol Ayrımı
Seçim Süreci ve Yol Ayrımı

Karar Vermeyi Kolaylaştırmanızı Sağlayacak 6 Yöntem

  1. Kararın gerçek etkisini değerlendir.

    Her karar hayatı kökten değiştirmez; önemini görmek baskıyı azaltır.

  2. Artı–eksi tablosu kullan.

    Seçenekleri yazmak zihinsel yükü azaltır, somut görmek karar vermeyi kolaylaştırır.

  3. Kendine dışarıdan bak.

    Aynı durumda bir arkadaşın olsa ona ne önerirdin? Bu bakış açısını kendin için de uygula.

  4. Ufak kararlardan başla.

    Küçük seçimlerde hız ve güven kazanmak, daha büyük kararlara geçişi kolaylaştırır.

  5. Mükemmel kararı aramayı bırak.

    “Yeterince iyi” olan çoğu zaman işlevsel ve yeterlidir.

  6. Gerektiğinde destek al.

    Kararsızlık günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa, bir uzmandan destek almak süreci düzenlemenize yardımcı olur.

 

Karar vermek öğrenilebilir bir beceridir. Netlik, daha fazla düşünmekle değil, süreci yapılandırmakla ortaya çıkar.

 

Kararsızlık Hakkında Bazı Hap Bilgiler:

  • Steve Jobs ve Elon Musk gibi liderlerin her gün aynı kıyafetleri giymesinin sebebi moda zevkinden yoksunluk değil, "Karar Yorgunluğu"ndan kaçmak istemeleridir. Sabahları gereksiz kararlara enerji harcamayanlar, akşamları milyon dolarlık stratejik kararları verirken "düşük pil" uyarısı almazlar.

  • Bir market deneyinde, müşterilere 24 çeşit reçel sunulduğunda satın alma oranı %3 iken, seçenek sayısı 6’ya düşürüldüğünde bu oran %30’a fırlamıştır.

  • Bugün öğle yemeğinde ne yediğinizin stresi, 10 yıl sonraki versiyonunuz için bir toz zerresi kadar bile yer kaplamayacak. Kararın etki çapını (çap = önem derecesi) küçültmek, üzerindeki basıncı (basınç = stres) anında düşürür.

Yorumlar


bottom of page