top of page

ABD İçin Hürmüz Boğazı’nı Kontrol Etmek Neden Bu Kadar Zor?

  • Yazarın fotoğrafı: ENES ÇELEBİ
    ENES ÇELEBİ
  • 8 saat önce
  • 3 dakikada okunur

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Körfezi’ne bağlayan dar bir deniz geçidi olmasının ötesinde, dünya enerji sisteminin en kritik darboğazlarından biridir. Olası bir ABD-İran savaşında sıkça sorulan soru şudur: Dünyanın en güçlü donanmasına sahip ABD, neden Hürmüz’e zorla girip boğazı kolayca kontrol edemez?

Çünkü Hürmüz’de mesele yalnızca bir savaş gemisini geçirmek değildir. Asıl mesele, boğazı günlerce, haftalarca ve aylarca güvenli tutabilmektir.


Hürmüz, Açık Deniz Değil Bir Ateş Koridorudur

ABD Donanması açık okyanusta geniş manevra alanına, uzun menzilli hava gücüne ve teknolojik üstünlüğe sahiptir. Ancak Hürmüz’de gemiler dar ve öngörülebilir geçiş koridorlarına sıkışır. İran, Amerikan gemilerinin yaklaşık olarak nereden geçeceğini bilir. Kıyıdaki radarlar, adalar, füze bataryaları ve küçük bot üsleri boğaza çok yakındır. Böylece coğrafya, daha zayıf olan İran’a güçlü bir savunma avantajı sağlar.


Hürmüz Boğazı
Hürmüz Boğazı

İran’ın Amacı ABD Donanmasını Yenmek Değildir

İran’ın Amerikan filosunu tamamen yok etmesi gerekmez. Bir tankeri vurması, bir savaş gemisine hasar vermesi veya boğaza birkaç mayın bırakması bile yeterli olabilir. Çünkü ABD’nin hedefi boğazı tamamen güvenli tutmaktır. İran’ın hedefi ise yalnızca bu güvenliği tartışmalı hâle getirmektir.

ABD her gemiyi korumak zorundayken İran’ın zaman zaman başarılı olması yeterlidir.


En Büyük Tehdit: Deniz Mayınları

Deniz mayınları ucuz, gizlenebilir ve temizlenmesi son derece zor silahlardır. İran küçük botlar veya denizaltılarla kısa sürede mayın bırakabilir ancak ABD’nin bu mayınları temizlemesi yavaş, dikkatli ve sürekli bir operasyon gerektirir. Mayın temizleme gemileri düşük hızla ilerlerken kıyı füzelerine, İHA’lara, denizaltılara ve hücum botlarına karşı korunmalıdır.

Dahası, temizlenen bir bölge gece yeniden mayınlanabilir. Bu nedenle boğaz bir kez temizlenip sonsuza kadar güvenli hale getirilemez.


Tehdit Denizden Değil, İran Topraklarından Gelir

İran’ın asıl gücü büyük savaş gemilerinden değil; kıyıya konuşlandırılmış hareketli füze rampalarından, yer altı tünellerinden, küçük hücum botlarından, İHA’lardan ve mini denizaltılardan gelir. ABD bazı hedefleri vurabilir. Ancak bütün hareketli rampaların, gizli depoların ve küçük deniz araçlarının yok edildiğinden emin olmak zordur.

Boğazı tam anlamıyla kontrol etmek, İran’ın uzun kıyı şeridini sürekli baskı altında tutmayı gerektirir. Bu da basit bir deniz operasyonunu geniş çaplı bölgesel savaşa dönüştürür.


Askerî Kontrol, Ticari Güvenlik Anlamına Gelmez

ABD bir savaş gemisi grubunu zorla boğazdan geçirebilir. Ancak petrol tankerlerini, LNG gemilerini ve ticari gemileri her gün güvenle geçirmek çok daha zordur.

Bir tanker savaş gemisi gibi manevra yapamaz ve kendisini savunamaz. Üstelik sigorta şirketleri, armatörler ve mürettebatlar boğazı yeterince güvenli görmezse ticaret yine durabilir.

Bu nedenle Hürmüz hukuken açık, askerî olarak kısmen kontrol altında fakat ekonomik olarak fiilen kapalı olabilir.

Özetle, ABD büyük ihtimalle yoğun hava ve deniz gücüyle Hürmüz’e zorla girebilir ve geçici bir koridor açabilir. Ancak boğazı kalıcı biçimde kontrol etmek için kıyı füzelerini, mayınları, İHA’ları, küçük botları ve denizaltıları sürekli baskılamak zorundadır.

Hürmüz’ün temel stratejik denklemi şudur:

ABD’nin geçmek için birkaç saat üstün olması yeterlidir. Kontrol etmek için ise her gün ve her noktada üstün olması gerekir. İran’ın bu kontrolü bozmak için yalnızca bir kez başarılı olması yeterlidir.


Hürmüz Boğazı Hakkında Hap Bilgiler:

  • İran böyle bir durumda direkt ABD unsurlarını hedef alamasa da Körfez ülkelerindeki ABD üsleri İran’a oldukça yakındır. İran doğrudan Amerikan filosunu yenemese bile üsleri füze ve İHA saldırılarıyla baskı altına alabilir.

  • Hürmüz Boğazı’ndan 2024 yılında günde ortalama 20 milyon varil petrol taşındı. Bu miktar, dünya petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine ve deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin dörtte birinden fazlasına karşılık geliyor. Yani dünya petrolünün 1/5'i Hürmüz'den geçmektedir.

  • 1988 yılında Amerikan fırkateyni USS Samuel B. Roberts, İran’a ait bir deniz mayınına çarparak ağır hasar aldı. Olaydan dört gün sonra ABD, İran donanmasına karşı Operation Praying Mantis harekâtını başlattı. Bu olay, birkaç bin dolarlık bir mayının milyonlarca dolarlık bir savaş gemisi ve büyük bir askerî operasyon üzerinde yaratabileceği etkiyi gösterdi.


bottom of page